Rivayet Odur ki; Şol gökleri kaldıran, Donatarak dolduran, "Ol!" deyince olduran Yüce Tanrı; İsa Mesih’ten bin beş yüz, Muhammed Nebi’den dokuz yüz yıl sonra, Frenklerin Konstantiniyye dediği Dersaadet’te, Nalbant Murtaza’ya, Mevlevi Şeyhi Rağıb Efendi’nin kızı Nurbanu Hatun ile gerdeğe girmesinden yüz altmış üç ay dönümü sonra bir erkek evlat bahşetmiş. Galata meyhanesi müdavimi Ayyaş Salim’in üç maşrapa şarap karşılığı ettiği rivayete göre; Nurbanu Hatun’un doğumuna giren ebeler, ikindi ve akşam namazları arasında çocuğun nefessiz kaldığını, "öldü" diyerek cenaze ve defin işlemlerine başlandığını fakat yeri göğü yaratan Yüce Tanrı’nın bir mucizesi olarak, akşam ezanından sonra çocuğun kefen içinde ağlamaya başladığını söylerler. Doğuma giren ebelerden tüccar Hacı Ahmet Bey’in ikinci zevcesi Rabia Hatun: "Yetişin, Deccal dünyaya zuhur etti!" diyerek feryat figan ettiyse de dönemin alimleri ve uleması çocukta herhangi bir terslik görmemiş, bunu Rabia Hatun...
Yorumlar
Yorum Gönder